Skip links

Lord Sebastian Coe IOC* Seçim Kampanyası

*Uluslararası Olimpiyat Komitesi

Proje Özeti

Dünyanın en büyük spor kuruluşlarından biri olan "Uluslararası Olimpiyat Komitesi"nin (IOC) başkanlığı için düzenlenecek olan seçimin yedi adayından biri olan Dünya Atletizm Federasyonu Başkanı Lord Sebastian Coe'nun IOC seçim kampanyasını yürüttük.

Çok fazla kuralın olduğu ve ulaşılması çok zor kişilerin hedeflenmesi gereken bu seçim sürecinde, Seb Coe'nun seçimin en çok konuşulan adayı ve sporcuların favorisi olması sürecini nasıl inşa ettiğimize ve neler yaptığımıza yakından bakalım.

Müşteri

Lord Seb Coe

Rol

İletişim Stratejisti
Kampanya Tasarımcısı

Tarih

2025

İletişimin Yasak Olduğu Bir Seçime İletişim Stratejisi Yazmak

İletişimin birçok yönden kısıtlandığı bir ortamda, nasıl bir iletişim kampanyası oluşturursunuz?  Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin koyduğu tüm yasaklar içerisinde nasıl en çok konuşulan aday olduk sorusunun arkasında bolca beyin fırtınası var.

IOC; seçim sürecinde bir “seçim kampanyaları” ortamı olmasını istemiyordu. Bu yüzden sosyal medyanın aktif bir şekilde kullanılmasının önünde çok fazla kısıt vardı.

  • Adayların kişisel hesapları dışında iletişim yapması yasaktı.
  • Her türlü reklam yasaktı.
  • Kampanya için çok fazla ziyaret veya bir buluşma düzenlemek yasaktı.
  • Video içerikler kullanmak bile yasaktı.

Bknz: IOC’nin yayımladığı seçim kuralları dokümanı

Bu ortamda uzun süre neler yapabileceğimizi düşündüm. Seçim kampanyalarında bir seçim merkezi olması amacıyla kampanya sayfaları oluşturmak oldukça güçlü bir yöntem. Ancak bu sefer bu yolların tümü kapalıydı.

Not: Hasan Arat’ın seçim kampanyasında “Beşiktaşlıların Yolu” markasıyla bu yöntemi çok aktif bir şekilde kullanmıştık.

Bknz: Hasan Arat “Beşiktaşlıların Yolu” Seçim Kampanyası Vaka Analizi

Olaya elimdeki seçenekleri kullanarak ve tam olarak dediklerini yaparak yaklaşmak istedim:

İSTEDİKLERİNİ YAPALIM VE SEÇİMİ KONUŞMAYALIM AMA ÇOK KONUŞALIM.

Seb zaten hali hazırda Dünya Atletizm federasyonu başkanıydı. Sahada olması, sporu ve sporcuları konuşması oldukça doğaldı. Biz de bunu yaptık. Onu daha aktif, daha görünür hale getirmek, bugüne dek yaptığı işleri tekrar öne çıkarmak, sporcularla daha fazla bir arada olmasını sağlamak ve sporcuların sorunlarını daha fazla dile getirmek üzere bir kampanya oluşturduk.

İletişimimizi iki alana böldük: Sosyal medya ve Website.

Sosyal medyada:

  • Seçimi oldukça az konuştuk
  • Sürekli ve yoğun bir iletişim yaptık
  • Spor lideri olarak konumlandık
  • Gençleri, sporcuları ve medyayı hedefledik.

Websitede (bizim tabirimizle Seb Wiki):

  • Seb ile ilgili her detaya ulaşılabilecek bir hale getirdik.
  • Kişisel bir site oluşturduk ama seçimin merkezi olarak konumladık.
  • Yapmak istediklerinin, vaatlerinin, geçmişinin, başarılarının detaylarına yer verdik.
  • Farklı kanallarda yaptığımız tüm iletişimin tek bir yerden görüneceği bir platform haline getirdik.

Bu plan ile kuralları delmedik ama iletişimimizi güçlendirdik. Medyanın, sporcuların ve spor severlerin en çok konuştuğu aday olduk. Tüm bu çalışmalar iletişim sürecinin yöntemini oluşturdu. Ama günün sonunda oy verme hakkı ortalama 100 farklı ülkeden 100 kişideydi. 100 tekil kişiye ulaşmak özel bir strateji gerektiriyordu.

100 Farklı Ülkeden 100 Farklı Kişiye Nasıl Ulaşabilirsin?

IOC seçiminde oy kullanma hakkı olan yaklaşık 110 kişi bulunuyordu. Bu kişiler farklı ülkelerin IOC temsilcileri olarak genel kurula katılacak ve yeni başkana karar vereceklerdi. IOC’nin koyduğu katı kurallar ise bu kişilere doğrudan ulaşmanın önünde büyük engeller oluşturuyordu.

Bu ortamda kuracağımız strateji oy kullanma hakkı olan 100 kişiyi etkilemek ve bunu kuralları delmeden yapmak zorundaydı. Hali hazırda seçimi konuşmadan bir spor lideri olarak konuşma planımızı bu bilgiler ışığında geliştirmeliydik.

ETKİLEMEK İSTEDİKLERİMİZİ ETKİLEYECEK KİŞİLERİ ETKİLEMEK

Doğrudan hedeflemenin mümkün olmadığı bu kişilere ulaşmak için onların ortak paydasını ve bu paydadaki kişileri etkilemenin doğru yol olacağına karar verdik. IOC üyelerinin tümü sporun farklı alanlarında geçmişi olan kişilerden oluşuyor. Haliyle sporcular ve spor medyası onların ortak noktası. Bu sebeple biz de sporcuları ve medyayı etki altına alacak bir yol haritası oluşturmaya başladık.

Bu plan ile sporcuları ve medyayı hedefleyecek, onları etkilemeye çalışacaktık. Onların da üyeleri etkilemesini ve gerçek hedef kitlemize ulaşmayı planladık.

Bu plan Seb’in başkanlık için planları ve vaatleri ile doğrudan uyumluydu. Seb; sporcuların daha ön planda olduğu, sorunlarının konuşulduğu ve IOC’nin sporcularla birlikte büyüdüğü bir gelecek hayal ediyordu.

İletişim planımızı bu doğrultuda söylemlerle şekillendirdik. Stratejimiz hedef kitlemizin etkileyicilerini etkilememizi sağlayacaktı. Kısa süre içerisinde de seçimin en çok konuşulan adayı haline geldik. Hem medya yansımalarında hem de sporcuların kişisel destek açıklamalarında Seb’in adaylığı seçimin en çok konuşulan konusu oldu.

Sporcuların Adayı

Süreç boyunca Seb’in spor geçmişinden, başarılarından söz etmemizin yanında onun sporcuların geleceği için kurduğu hayallerin altını çizmeye çalıştık. Bu süreçte hayallerinin ve ürettiği çözümlerinin sporcuları anlayan birinin ortaya koydukları olduğu algısı oluşmasını hedefledik. Seb, büyük başarılar elde etmiş ve bu yolculuğuyla ilham olmuş hala dünya atletizmi için büyük çaba gösteren bir lider. Biz yalnızca bunun altını çizmeye ve süreçte gözler önüne getirmeye çalıştık.

Seçimin En Çok Konuşulan Adayı

Kampanyamız hızla karşılık bularak ses getirmeye başladı. İlk çalışmalarımızda tespit ettiğimiz en önemli konu IOC seçimlerine sporcular ve sporseverlerin ilgisinin çok düşük olmasıydı. Az sayıda kişinin oy kullanacak olması, iletişimle ilgili ciddi yasaklar olması ve Paris’te yaşananların ardından IOC’e yönelik ciddi tepkiler olması bu konunun sebepleri arasında yer alıyordu.

Bu ortamda seçime olan ilgiden ziyade Seb’in aday olduğu bir seçime ilgi sağlamaya çalıştık. IOC’e yönelik eleştiriler hakkında Seb’in ürettiği çözümleri yüksek sesle dile getirdik. Bu yöntem kısa sürede ilgi çekmeye ve Seb’i çözümün merkezine getirmeye başladı.

Seb’in manifestosu genel anlamıyla sporculara yönelik çözümler üretiyor ve onları bu büyük organizasyonun önemli parçalarından biri haline getirmeyi hedefliyordu. Bu önemli başlıkların altını çizme odaklı çalışmalarımız sonucunda sporculardan destek paylaşımları gelmeye ve gerek medyada gerekse sosyal medyada Seb’in adı fazlasıyla geçmeye başladı. Daha ilk birkaç haftada rakipleri karşısında çok yüksek oranlarda yansımalar elde etmeye başladı.

Seçimin son dönemlerinde artık Seb için “sporcuların adayı” tabiri kullanılmaya başlamıştı.

Explore
Drag